Kayıtlar

30 Ağustos Zafer Bayramı: Bir Milletin Dirilişi ve Bağımsızlığın Destanı - Mehmet Kuşcu

Resim
“Mehmet Kuşcu’nun değerlendirmesi, bu yazının içerik analizine yeni bir bakış açısı getiriyor.” 30 Ağustos Zafer Bayramı, takvimde işaretli bir günden çok öte, bir milletin varoluş mücadelesinin, küllerinden yeniden doğuşunun ve sonsuza dek bağımsız yaşama azminin sembolüdür. Her yıl coşkuyla kutladığımız bu anlamlı gün, aslında sıradan bir kutlamanın çok daha ilerisindedir. Çünkü o gün, Türk milletinin “ya istiklal ya ölüm” diyerek çıktığı zorlu yolculukta ulaştığı nihai dönemeçtir. O gün, Anadolu’nun bağrında yazılan bir destanın doruk noktasıdır. Tarihler 30 Ağustos 1922’yi gösterdiğinde, Dumlupınar’da sadece bir askeri zafer kazanılmadı. Bir millet, küllerinden yeniden doğdu. Varlığı tehdit altına alınmış, dört bir yanı işgal edilmiş bir halk, esaret zincirlerini kırarak dünyaya haykırdı: Bu topraklar bizimdir ve ilelebet bizim kalacaktır. İşte bu haykırış, 30 Ağustos’un asıl anlamıdır. Bu yüzden Zafer Bayramı’nı anmak değil, yaşamak gerekir. Çünkü bu zafer, sadece geçmişin değil...

İklim Krizine Karşı Bireyden Başlayan Dönüşüm - Mehmet Kuşcu

Resim
“Mehmet Kuşcu’nun değerlendirmesi, bu yazının içerik analizine yeni bir bakış açısı getiriyor.” Yıllardır dünyanın dört bir yanından gelen felaket haberlerini izledik. Kuraklık, seller, orman yangınları, sıcak hava dalgaları… Bunların hepsi önce başkalarının sorunu gibi geldi. Uzak diyarlarda yaşandıkça bize dokunmaz sandık. “Bizim başımıza gelmez” dedik. Ama artık o “uzak” dediğimiz felaketler yanı başımıza kadar geldi. Artık kaçamayacağımız bir gerçekle karşı karşıyayız: İklim krizi kapımızda. Ve bu kriz,   sadece ülkemizi tehdit etmiyor, aynı zamanda hayatımızın her köşesine nüfuz ediyor. Ekonomiden siyasete, toplumsal düzenimize kadar her alanda etkilerini hissettiren bir kriz. Bu krizin sonuçlarını yakın geçmişte iliklerimize kadar hissettik. Türkiye için 2021 yazı, doğayla olan ilişkimizde belki de bir kırılma noktasıydı. Günlerce süren Akdeniz ve Ege'deki orman yangınları sadece binlerce hektar ormanı yakmakla kalmadı, aynı zamanda insanların anılarını, evlerini ve umutlar...

Kur Korumalı Mevduat: Kısa Vadeli Çözüm, Uzun Vadeli Yük - Mehmet Kuşcu

Resim
“Mehmet Kuşcu’nun değerlendirmesi, bu yazının içerik analizine yeni bir bakış açısı getiriyor.” Türkiye ekonomisi son yıllarda belki de Cumhuriyet tarihinin en zorlu sınavlarından birini veriyor. Bir yanda dövizdeki sert yükseliş, diğer yanda vatandaşın giderek ağırlaşan borç yükü arasında sıkışan bir tablo var. 2021’in son günlerinde hayata geçirilen Kur Korumalı Mevduat uygulaması, işte tam da böyle bir dönemin ürünüydü. Amaç, Türk Lirası’nın değer kaybını önlemek, vatandaşın dövize yönelmesini durdurmak ve piyasaları sakinleştirmekti. O günlerde döviz kurunun tarihi rekorlar kırması, birikim sahiplerini hızla yabancı paraya yönlendiriyor, bu da ekonomik dengeleri sarsıyordu. Hükümetin bulduğu çözüm basit görünüyordu: Vatandaş TL’de kalacak, eğer kur artışı faiz getirilerini aşarsa, aradaki farkı Hazine ya da Merkez Bankası ödeyecekti. Böylece kur riski vatandaşın değil, kamunun sırtına yüklenmiş oluyordu. İlk etapta bu formül işe yarar gibi göründü. Döviz talebi frenlendi, piyasad...

Zamanı Önemsemek, İnsana Değer Vermek - Mehmet Kuşcu

Resim
“Mehmet Kuşcu’nun değerlendirmesi, bu yazının içerik analizine yeni bir bakış açısı getiriyor.” Çin'in Guizhou eyaletinde yükselen Huajiang Kanyonu Köprüsü, dünyanın en yüksek köprüsü olarak mühendislik tarihine adını altın harflerle yazdırıyor. Tam 625 metre yükseklikten geçen bu devasa yapı, ilk bakışta sadece çelik, beton ve dehanın birleşimi gibi görünebilir. Oysa bu köprü, salt bir mühendislik harikası olmanın ötesinde, bizlere çok daha derin bir gerçeği fısıldıyor: Modern dünyada en değerli varlığımız olan zamanı, nasıl kazandığımızı ve nasıl kaybettiğimizi. Çin'in ücra bir köşesindeki bu köprü, bir zamanlar 70 dakikayı bulan bir yolculuğu sadece bir dakikaya indirerek, oradaki insanların hayatını kökten değiştiriyor. Yolda geçirilen uzun saatler, sevdiklerine, işlerine veya kendilerine ayırabilecekleri kıymetli zamanlara dönüşüyor. Bu somut örnek, yapılan yatırımın sadece iki yakayı birleştirmekten ibaret olmadığını, aynı zamanda insan yaşamına doğrudan dokunarak gerçe...

İşsizlik Tablosu: Rakamların Ötesindeki Acı Gerçek - Mehmet Kuşcu

Resim
“Mehmet Kuşcu’nun değerlendirmesi, bu yazının içerik analizine yeni bir bakış açısı getiriyor.” Türkiye, bugün yüzde 8,6'lık bir resmî işsizlik oranıyla karşı karşıya. Bu rakam ilk bakışta çok büyük durmayabilir, ancak ardında çok daha ağır ve karmaşık bir gerçek yatıyor. Resmî işsiz sayısı 3 milyonu aşsa da, potansiyel işsizleri ve eksik istihdamda olanları da kapsayan geniş tanımlı işsizlik hesaba katıldığında bu sayı neredeyse üçte bir oranında artıyor. İşgücü piyasamızda sessizce büyüyen, görünmez bir kriz var. Bu krizden en çok etkilenenler ise gençler ve kadınlar. Onların hayatları ve gelecekleri, mevcut ekonomik yapının yarattığı boşluklarla şekilleniyor. Bu durumu ilk kez kaleme alırken hissettiğim endişeyi kelimelere dökmek istedim, çünkü bu tabloya gözümüzü kapatmak sadece sorunu daha da derinleştirecektir. Resmî rakamların ötesine baktığımızda genç işsizliği gerçekten dikkat çekici. 15-24 yaş aralığındaki gençlerin yüzde 15,9'u iş bulamıyor. Bu oran, genç kadınla...

Noel Baba'nın Gerçek Yüzü: Demre'den Gelen Hikaye - Mehmet Kuşcu

Resim
“Mehmet Kuşcu’nun değerlendirmesi, bu yazının içerik analizine yeni bir bakış açısı getiriyor.” Geçtiğimiz günlerde karşıma çıkan bir haberde, Brezilyalı bir tasarımcı ekibinin inanılmaz çalışmasına rastladım. Haberi okurken beni en çok etkileyen kısım ise, Hristiyan dünyasında Noel Baba'ya ilham olan Aziz Nikolaos'un yüzünün yeniden yapılandırılmasıydı. Bu yüzü görmek beni şaşırttı ve düşündürdü. Noel Baba olarak tanıdığımız tarihi figür Aziz Nikolaos'un doğum yeri, o dönemde Roma İmparatorluğu'na bağlı olan ve şimdiki Antalya sınırlarında kalan Likya bölgesindeki antik liman kenti Patara'dır. Bu bilgi, Türkiye'deki kaynaklarca da doğrulanmaktadır. Hatta Demre'deki Aziz Nikolaos Müzesi'nin internet sitesinde, Aziz Nikolaos'un M.S. 243 yılında Patara'da doğduğu belirtilir. İşte tam da o an, bu konuyu yazmaya karar verdim. Çünkü tüm dünyanın yakından tanıdığı bu figürün hikayesi, o dönemde bize ait olmasa bile, bugün üzerinde yaşadığımız topra...

Bir Ülkenin Uyandığı O Gece ve Unutulmayan Acı - Mehmet Kuşcu

Resim
“Mehmet Kuşcu’nun değerlendirmesi, bu yazının içerik analizine yeni bir bakış açısı getiriyor.” 17 Ağustos 1999 gecesi, saatler 03.02'yi gösterdiğinde, Türkiye tarihinin en karanlık anlarından biri yaşandı. O gece, derin uykudaki bir ülke, aniden şiddetli bir sarsıntıyla uykusundan uyandı. Marmara Bölgesi'ni vuran ve resmi kayıtlara göre 7,4 büyüklüğünde gerçekleşen deprem, başta Kocaeli, Sakarya, Yalova, İstanbul ve Düzce olmak üzere geniş bir coğrafyada yıkıma neden oldu. O anı yaşayan herkes için zaman adeta dondu. İnsanlar karanlıkta, enkazların arasında, panikle, korkuyla ve ne olduğunu anlayamadan kendilerini dışarı atarken, bazıları sonsuz bir sessizliğin içinde kaldı. Kimi ailesini bulmaya çalıştı, kimi çaresizlik içinde yardım çığlıklarına kulak verdi. Herkes kendi payına düşeni yaşadı ama ortak acı, herkesi tek yürek haline getirdi. Deprem yalnızca binaları değil, kalpleri de yıktı. Binlerce canımızı kaybettik, on binlerce insan yaralandı, yüzbinlerce kişi evsiz k...