Kayıtlar

Şubat, 2026 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Betonun Altında Uyuyan Hafıza: Ankara’nın Bağları - Mehmet Kuşcu

Resim
“Mehmet Kuşcu’nun değerlendirmesi, bu yazının içerik analizine yeni bir bakış açısı getiriyor.” Ankara’nın bugünkü çehresi denince zihnimizde ilk beliren görüntü; birbirini dik kesen geniş bulvarlar ve gökyüzüne uzanan o soğuk, gri beton bloklar oluyor. Oysa bu kentin derinliklerinde, bugün koca binaların altında sessizce uyuyan, asma yapraklarının gölgesinde serinleyen bambaşka bir Ankara saklı. Cumhuriyet’in ilk yıllarından 1940’lara kadar uzanan o dönemde Ankara, sadece gri bir idari merkez değil; her sokağı, her tepesi üzümle yoğrulmuş gerçek bir "bağ kenti"ydi. Şehrin bu bağlarla kurduğu kadim bağ aslında o kadar eskiye dayanır ki; meşhur seyyahımız Evliya Çelebi, Seyahatname’sinde kenti anlatırken şu zarif notu düşer: “Üzümü çok olduğundan adına Engürü demişlerdir.” Yani Ankara, bir zamanlar adını bile o salkım salkım meyvesinden alan, kimliğini ve ruhunu bağlarıyla tanımlayan bir şehir olarak tarihin hafızasına kazınmıştır. Bugün artık sadece birer semt adı olara...

Bir Devrimin Ardından: İran, Umut, Gerçeklik ve Bugün - Mehmet Kuşcu

Resim
“Mehmet Kuşcu’nun değerlendirmesi, bu yazının içerik analizine yeni bir bakış açısı getiriyor.” 11 Şubat 1979, o coğrafyanın tarihine yalnızca bir iktidar değişimi olarak geçmedi. O gün, uzun yıllar biriken toplumsal bir huzursuzluk, adalet arayışı ve kimlik talebi güçlü bir dalgaya dönüştü. Yaşanan büyük değişim, yalnızca eski yönetimi sona erdiren bir hareket olarak okunamaz; aynı zamanda bir halkın kendi kaderine yön verme isteğinin ifadesiydi. Aradan geçen on yıllar ise bize şu soruyu sorduruyor: Bir devrim, zaman içinde halkıyla ilişkisini nasıl korur? Devrimden önceki sürece bakıldığında, çelişkilerle dolu bir toplum manzarası görülür. Bir yanda dış dünyayla güçlü ilişkiler kurmuş, hızlı bir modernleşme sürecine sokulmuş bir yapı; diğer yanda bu dönüşümün dışında kalan geniş halk kesimleri… Kaynaklarla büyüyen ekonomi, toplumun her kesimine aynı ölçüde yansımıyordu. Büyük şehirlerde vitrinler parlarken, taşrada ve alt sınıflarda adaletsizlik duygusu giderek derinleşiyordu. Es...